Peygamber Efendimizin Hayatı Şakk-ı Kamer Mu’cizesi

Şakk-ı Kamer Mu’cizesi
Kureyşli müşrikler, Resûl-i Ekrem Efendimizin davasını tasdik eden bir çok mu’cizeye şâhid oldukları halde, yine de inad ve inkârlarından vazgeçip ona sadakat ellerini uzatmıyorlardı. Gördükleri her mu’cizeye bir kulp takarak nazarlarda küçük ve basit bir hâdiseymiş gibi göstermek isteyerek, hem kendilerini, hem de halkı aldatma yoluna gidiyorlardı. Zaman zaman da akıllarınca Resûl-i Ekremi [...]

Peygamber Efendimizin Hayatı ilk müslümanlar

İlk Müslümanlar ve Mâruz Kaldıkları İşkenceler
İlk Müslüman: Hz. Hatice
Kâinatın Efendisi Hazret-i Muhammed (a.s.m.), Hira’daki ulvî mazhariyetle İlâhî memuriyetini idrak etmiş ve kudsî risalet vazifesini yüklenmişti. Ancak bu ağır ve büyük vazifenin icabları vardı, onları yerine getirmek lazım geliyordu. Bunun ise, içinde bulunduğu cemiyette pek kolay olmayacağı kendisince muhakkak bilinen bir husustu.
O anda, Efendimiz tek başına [...]

Peygamber efendimizin hayatı peygamberlikden önce dünya

Efendimize Peygamberlik Verilmeden Önce Dünyanın ve İnsanlığın Durumu
Dünyanın ve İnsanlığın Durumu
Kâinatın Efendisine, risâlet vazifesi verilmeden önce, insanlığın ve dünyanın ma’nevi çehresini tanımak ve bilmekte fayda vardır. Ancak o zaman Resûlullahın insanlığı nasıl dinî, ruhî, fikrî, içtimaî ve siyasî bir karanlık ve sapıklık içinden kısa zamanda çekip çıkardığını anlayabiliriz!
Milâdi altıncı asır sonları…
Bu zaman, insanlık âleminin [...]

Peygamber Efendimizin Hayatı Cocuklugu ve dünyaya gelişi

Peygamber Efendimizin Dünyaya Gelişi ve Çocukluğu
Resûl-i Ekrem Efendimizin Dünyaya Teşrifleri
Yeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.
Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. Gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. Kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.
Yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan “Tevhid” inancından mahrumdu. Küfür ve şirk [...]

Peygamber efendimizin hayatı Miraç

İsrâ ve Mi’raç Mu’cizesi
Hicretten bir buçuk sene önce, Recep ayının 27. gecesiydi. Bu gecede Peygamber Efendimizin en büyük mucizelerinden biri olan İsrâ1 ve Mi’raç2 mu’cizesi vuku buldu.
Mezkûr gecede Cebrail (a.s.) geldi ve Resûl-i Zîşan Efendimizi Mescid-i Haram’dan3 alıp Burak ile Mescid-i Aksâ’ya4 götürdü. Oradan da, gökyüzündeki harika icraat ve Cenâb-ı Hakkın kudretine delalet eden âyet [...]